Arşiv logosu
  • Türkçe
  • English
  • Giriş
    Yeni kullanıcı mısınız? Kayıt için tıklayın. Şifrenizi mi unuttunuz?
Arşiv logosu
  • Koleksiyonlar
  • Sistem İçeriği
  • Analiz
  • Hakkında
  • Türkçe
  • English
  • Giriş
    Yeni kullanıcı mısınız? Kayıt için tıklayın. Şifrenizi mi unuttunuz?
  1. Ana Sayfa
  2. Yazara Göre Listele

Yazar "Avuk, Hande Seven" seçeneğine göre listele

Listeleniyor 1 - 9 / 9
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
  • Küçük Resim Yok
    Öğe
    Bariatrik Cerrahi Hastalarının Sağlıklı Yeme İndeksi ile Diyet Kalitelerinin Değerlendirilmesi
    (2023) Işık, Yasin; Demirel, Birsen; Erdem, Nihal Zekiye; Avuk, Hande Seven
    Amaç: Bu çalışmada, Sağlıklı Yeme İndeksi (SYİ) ile bariatrik cerrahi hastalarında diyet kalitelerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntemler: Araştırma Kasım 2018 – Mart 2019 tarihlerinde Sleeve Gastrektomili (SG), en az 3 ayını doldurmuş, toplam 44 (%75’i kadın, %25’i erkek) gönüllü birey üzerinde 40 sorudan oluşan anket formu ile yüz yüze görüşme yöntemiyle yapılmıştır. Bireylerin diyet kaliteleri Sağlıklı Yeme İndeksi-2010 ile değerlendirilmiştir. Bulgular: SYİ toplam puan ortalaması 62,15±6,13’tür ve cinsiyetler arasında farklılık görülmemiştir (p=0,586). SYİ alt gruplarına göre süt, protein ve sebze, meyve grubu yiyecekleri yüksek diyet kalitesinde ve tam tahıllı yiyecekleri ise düşük diyet kalitesinde tükettikleri saptanmıştır. Cerrahi sonrasında beslenme desteği alanların diyet kalitesinde toplam sebze puan ortancası, beslenme desteği almayanlardan daha yüksek; yağ asitleri puanı ise daha düşük bulunmuştur (p=0,038, p=0,019). Kadınların günlük enerji alım ortalaması 963,2±134 kkal, protein alımı 45,2±9,1 g iken erkeklerin sırasıyla 1049,8±121,5 kkal ve 53,5±5,3 g olarak bulunmuştur. Erkek bireylerin günlük protein alım miktarı kadınlardan istatistiksel olarak önemli fazla saptanmıştır (p=0,007). Her iki cinsiyette folat, D vitamini ve tiamin günlük alımının yetersiz olduğu saptanmıştır. Günlük kalsiyum, folat, sodyum alım düzeyinin erkeklerde; çinko alım düzeyinin ise kadınlarda daha fazla olduğu belirlenmiştir (p<0,05). SYİ’ye göre 1 hastanın da iyi diyet kalitesine ve 43 hastanın geliştirilmesi gereken diyet kalitesine sahip olduğu belirlenmiştir. Sonuç: Bariatrik cerrahi sonrası iyi diyet kalitesi besin öğesi yetersizliklerinin öngörülmesinde önemlidir. Bu araştırmada, sleeve gastrektomili hastaların diyet kalitelerinin kötü olmadığı ancak geliştirilmesi gerektiği saptanmıştır. Daha geniş popülasyonda sağlıklı yeme indeksiyle yürütülecek çalışmalar, bariatrik cerrahi hastalarında sağlıklı vücut ağırlığı kontrolü ve diyet kalitesinin iyileştirilmesinde fayda sağlayacaktır.
  • Küçük Resim Yok
    Öğe
    Belediye Çalışanlarının İş Stresi Düzeylerinin Beslenme Durumu, Diyet Kalitesi ve Beden Kütle İndeksi Üzerine Etkisi
    (2024) Buz, Emine Hatun; Avuk, Hande Seven; Demirel, Birsen
    Bu araştırmada, belediye çalışanlarının iş stres düzeylerinin beslenme durumu, diyet kalitesi ve beden kütle indeksi üzerindeki etkisini belirlemek amaçlanmıştır. Çalışma Zeytinburnu Belediyesi’nin farklı birimlerinde görevli, yaş ortalaması 29,60±7,90 yıl olan gönüllü 384 yetişkin birey ile Ocak 2022-Mayıs 2022 tarihleri arasında yürütülmüştür. Bireylerin sosyodemografik özellikleri, 24 saatlik besin tüketim kayıtları ve antropometrik o?lc?u?mleri, diyet kalitesini saptamaya yönelik Akdeniz Diyet Kalitesi İndeksi (KIDMED), iş stresini belirlemeye yönelik ise iş stresi ölçeği (İSÖ)’den oluşan anket formu yüz yüze görüşme yöntemiyle sorgulanmıştır. Çalışmaya katılan bireylerin %58,9’unun orta ve %39’unun yüksek düzeyde iş stresine sahip olduğu belirlenmiştir. Akdeniz diyeti kalite indeksi (KIDMED) ortalama 7,76±3,36 puandır. Kadın bireylerin KIDMED puan ortalamasının 7,59±3,00; erkek bireylerin puan ortalamasının 8,20±4,17 olduğu saptanmıştır (p=0,006). Kadın bireylerin BKİ ortalaması 21,57±3,28 kg/m2, erkek bireylerin ise 26,40±3,04 kg/m2’dir. Belediye çalışanlarının %10,4’ü zayıf, %56,8’i normal, %26,6 hafif şişman ve %6,3’ü obez olduğu belirlenmiştir. Bireylerin günlük enerji tüketimi kadınlarda 1624,30±485,03 kkal ve erkeklerde 1638,14±493,36 kkal’dir. İş stresi ölçeği ile KIDMED arasında pozitif yönde düşük düzeyde ilişki saptanmış; ancak, BKİ ile arasında anlamlı bir ilişki saptanmamıştır (r: 0,163, p=0,001; r:0,032, p=0,529). Bu araştırmanın sonucunda, belediye çalışanlarının iş stres düzeylerinin orta ve yüksek düzeyde olduğu; Akdeniz diyet kalitesi ile yüksek iş stres düzeyinin pozitif yönde, ancak düşük düzeyde ilişkili olduğu bulunmuştur.
  • Küçük Resim Yok
    Öğe
    Beyaz ve Mavi Yakalı Sanayi Çalışanlarının Diyet Kalitesi, İş Stresi ve Kaygı Durumlarının Değerlendirilmesi
    (Manisa Celal Bayar University, 2024) Aras, Rabia; Demirel, Birsen; Avuk, Hande Seven
    Amaç: Bu çalışma, endüstriyel kuruluşlarda farklı pozisyonlarda çalışan bireylerin beslenme kalitesi, iş stresi ve kaygıları arasındaki ilişkiyi incelemek için yürütülmüştür. Gereç ve Yöntemler: İstanbul’da endüstrilerde çalışan, yaşları 18-65 arasında değişen toplam 132 gönüllü değerlendirildi. Çalışmada, iş stresi ve kaygı ölçümleri için İş Stresi Ölçeği ve Beck Anksiyete Envanteri, diyet kalitesi için ise Sağlıklı Yeme İndeksi-2015 (HEI-2015) kullanılarak 24 saatlik yemek kayıtları kullanılmıştır. Bulgular: Bu araştırmada beyaz yakalı çalışanların %48,9'u, mavi yakalı çalışanların ise %49,4'ü yüksek düzeyde iş stresi yaşadığı bulunmuştur (p>0,05). Beyaz yakalı çalışanların %48,9'unda, mavi yakalı çalışanların ise %39,1'inde kaygı tespit edilmiştir (p>0,05). Beyaz yakalı çalışanların %75,6'sının, mavi yakalı çalışanların ise %72,4'ünün beslenme kalitesi kötü bulunmuştur. Beck Anksiyete Envanteri ve HEI-2015 sonuçları ile iş stresi karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir (sırasıyla p=0,005 ve p=0,030). Mavi yakalı sanayi işçileri, beyaz yakalı işçilere (enerji 1979,1 kkal; karbonhidratlar 261,2±78,61 g/gün) kıyasla daha yüksek günlük enerji (2277,3 kkal) ve karbonhidrat (295,5±77,50 g/gün) alımı olduğu belirlenmiştir (p=0,015). İş stresini etkileyen dikkat çekici beslenme alışkanlıkları arasında atıştırmalıkların ve öğle yemeğinin atlanması yer almıştır (p
  • Küçük Resim Yok
    Öğe
    Evaluation of Diet Quality, Work Stress and Anxiety Status of White and Blue Collar Industrial Workers
    (2024) Kahraman, Rabia Aras; Demirel, Birsen; Avuk, Hande Seven
    Aims: This study examines the relationship between nutritional quality, work stress, and anxiety of individuals working in different positions in industrial organizations. Material and Methods: This study was conducted with a total of 132 volunteers, 45 white-collar and 87 blue- collar, between the agStress Scale and Beck Anxiety Inventory for work stress and anxiety measurements and the Healthy Eating Index- 2015 (HEI-2015) for diet quality, using 24-hour food records. Results: In this research, 48.9% of white-collar employees and 49.4% of blue-collar employees experience high levels of job stress (p>0.05). Anxiety was found in 48.9% of white-collar workers and 39.1% of blue-collar workers (p>0.05). The diet quality of 75.6% of white-collar workers and 72.4% of blue-collar workers was poor. Statistically significant differences were identified when comparing job stress with the Beck Anxiety Inventory and HEI-2015 results (p=0.005 and p=0.030, respectively). Blue-collar industrial workers reported higher daily energy intake (2277.3 kcal) and carbohydrates (295.5±77.50 g/day) compared to white-collar workers (energy 1979.1 kcal; carbohydrates 261.2±78.61 g/day), with significant differences in calorie and carbohydrate consumption (p=0.015). Noteworthy dietary habits influencing work stress included skipping snacks (p<0.001) and lunch (p<0.001). Work stress was found to exacerbate anxiety and negatively affect diet quality (p<0.05). No differences between blue and white-collar workers were observed in work stress, Beck anxiety, and HEI-2015 scale data (p>0.05). Conclusion: Work-related stress is pivotal in employees' physical and psychological well-being and diet quality. Developing strategies to enhance diet quality within organizations can aid in alleviating work stress and anxiety.
  • Küçük Resim Yok
    Öğe
    Food Choice, Eating Behaviors, and Associations with Depression Levels and Body Mass Index: A Cross-Sectional Study
    (Iranian Scientific Society Medical Entomology, 2025) Anil, Gokben; Cetin, Neslihan; Avuk, Hande Seven
    Background: Depression is not only a mental health condition, but also a complex disorder that affects eating behaviors , food choices, leading to changes in body weight. This study aimed to evaluate the relationship between body mass index, eating behaviors, food choices , depression levels in adults. Methods: This cross-sectional study conducted in Istanbul from Apr to Jun 2022 included 208 adults aged 18 to 65 yr (mean 30.84 +/- 9.21 yr). A questionnaire consisting of sociodemographic information, Food Choice Questionnaire (FCQ), Dutch Eating Behavior Questionnaire (DEBQ) and Beck Depression Inventory (BDI) was applied. Height and body weight were measured. Results: Of the participants were 9.6% underweight, 48.1% normal, 30.8% overweight, and 11.5% obese. Underweight individuals had significantly lower weight control scores compared to normal and overweight, and their restrictive eating scores were significantly lower than those of normal, overweight, and obese (P=0.001). P =0.001). Compliance scores affecting food choice were significantly lower in individuals with minimal de- pression than in those with mild and moderate depression (P=0.018). P =0.018). Emotional and external eating were higher in moderately depressed individuals than in those with minimal depression (P=0.001; P =0.001; P =0.018, respectively). Restrictive eating was significantly lower in individuals with minimal depression than in those with moderate and severe (P<0.001). P <0.001). Mood, appropriateness, natural content, weight control, and ethical concern affecting food choice were associated with eating behaviors (P<0.05). P <0.05). Conclusion: Body weight and depression levels were important factors in food choice and eating behaviors in adults. Our findings emphasize the importance of considering eating behaviors and depression levels in individuals' food choice motivations.
  • Küçük Resim Yok
    Öğe
    PLASMA COENZYME Q10 LEVELS OF INDIVIDUALS WITH NEWLY DIAGNOSED TYPE 2 DIABETES AND DIABETES INDIVIDUALS WITH ADVANCED MICROALBUMINURIA: A COMPARATIVE STUDY
    (Nobel Ilac, 2024) Yildirim, Osman; Demirel, Birsen; Guendogan, Erdal; Avuk, Hande Seven
    Objective: Diabetes is a chronic disease that causes the development of microalbuminuria. CoQ10 deficiency is common in people with type 2 diabetes. This study aims to evaluate whether coenzyme Q10 (CoQ10) levels are a risk factor for diabetes and microalbuminuria in newly diagnosed diabetes and advanced microalbuminuria. Material and Method: The study was conducted with patients who came to the internal medicine outpatient clinic. Plasma CoQ10 and malondialdehyde (MDA) values of 90 people in total, including 30 people in each group, newly diagnosed Type 2 diabetes (Group D), diabetes mellitus with microalbuminuria (Group M), and the control group (Group C) were examined. Results: There was no difference between plasma CoQ10 and MDA levels of newly diagnosed type 2 diabetes patients and those with microalbuminuria (p>0.05). There was a negative correlation between CoQ10 and fasting glucose and HbA1c in all groups (p<0.05). A positive correlation was observed between CoQ10 and MDA (p<0.05). CoQ10 level of the control group was found to be higher than Group D and M (p<0.05); the difference between Group M and Group D was not significant (p>0.05). As a result of regression analysis, increasing the CoQ10 value was found to have a protective effect on the risk of diabetes (95 %CI: p=0.005). Conclusion: This study showed that individuals with low blood sugar and HbA1c had high CoQ10 levels. We think that CoQ10 can be considered a risk factor for diabetes, and further studies examining total CoQ10 and ubiquinol/ ubiquinone ratio would be beneficial.
  • Küçük Resim Yok
    Öğe
    The Effect of Work Stress Levels of Municipal Employees on Nutritional Status, Diet Quality, and Body Mass Index
    (Gumushane University, 2024) Buz, Emine Hatun; Avuk, Hande Seven; Demirel, Birsen
    This study, conducted from January to May 2022, investigated the impact of work-related stress among 384 adult municipal employees (average age: 29.60±7.90 years) in various departments of Zeytinburnu Municipality on their nutritional status, diet quality, and body mass index (BMI). Data collection included participants' sociodemographic details, 24-hour dietary records, anthropometric measurements, and surveys conducted via face-to-face interviews. The surveys utilized the Mediterranean Diet Quality Index (KIDMED) to assess diet quality and the Job Stress Scale (JSS) to evaluate work stress. Results indicated that 58.9% of participants experienced moderate work stress, while 39% reported high levels of stress. The average KIDMED score was 7.76±3.36 points. Notably, female participants scored 7.59±3.00 on the KIDMED, while males scored 8.20±4.17 (p=0.006). On average, female participants had a BMI of 21.57±3.28 kg/m2, while males had a BMI of 26.40±3.04 kg/m2. Among municipal employees, 10.4% were underweight, 56.8% were normal weight, 26.6% were slightly overweight, and 6.3% were obese. Daily energy intake averaged 1624.30±485.03 kcal for women and 1638.14±493.36 kcal for men. The study identified a weak positive association between the job stress scale and KIDMED scores; however, no significant relationship was found between the job stress scale and BMI (r: 0.163, p=0.001; r:0.032, p=0.529). In summary, the research revealed that municipal employees experienced medium to high levels of work-related stress. Additionally, while there was a positive, albeit weak, correlation between Mediterranean diet quality and high work stress levels.
  • Küçük Resim Yok
    Öğe
    Therapeutic effectiveness of low-calorie ketogenic diet on body composition and biochemical parameters in polycystic ovary syndrome - An intervention study
    (Aran Ediciones, S L, 2025) Avuk, Hande Seven; Bad, Murat
    Introduction: the effectiveness of the ketogenic diet (KD) as a therapeutic approach for managing weight, hormonal, and metabolic aspects of polycystic ovary syndrome (PCOS) requires further clarification despite its growing popularity. Objectives: this study evaluated the short-term effects of a 4-week low-calorie ketogenic diet (LCKD) on body composition, biochemical, and hormonal parameters in overweight or obese women with PCOS. Methods: thirteen women with PCOS (mean age 29.77 +/- 7.54 years, median BMI 27.2 kg/m2) participated in this clinical intervention study. Body composition (bio-electrical impedance), anthropometric measurements, and biochemical/hormonal parameters were assessed pre-and post-intervention. Results: participants achieved a mean body weight loss of 6.90 % +/- 2.04 %. Significant reductions were observed in body weight, BMI, fat percentage, fat mass, fat-free mass, waist, hip, and neck circumferences, and waist-to-hip/waist-to-height ratios (p < 0.05). LCKD also led to significant decreases in fasting glucose, insulin, HOMA-IR, HDL-cholesterol, prolactin, and IGF-1 levels (p < 0.05). Conversely, sexual hormon binding globulin (SBHG) and TNF-alpha levels significantly increased (p < 0.05). Multiple regression analysis indicated that changes in waist (t = 4.196), hip (t = 3.983), and neck (t =-2.820) circumferences significantly impacted prolactin levels, while changes in fat percentage (t =-3.326, p = 0.021), fat mass (t = 3.501, p = 0.017), and hip circumference (t = 2.905, p = 0.034) influenced SHBG levels (p < 0.05). Conclusions: short-term LCKD intervention shows potential as a therapeutic dietary strategy, yielding beneficial effects on both anthropometric and key biochemical parameters in overweight or obese women with PCOS.
  • Küçük Resim Yok
    Öğe
    YETİŞKİN KADINLARDA ARALIKLI AÇLIK DİYETİNİN ANTROPOMETRİK PARAMETRELERE ETKİSİ
    (2023) Avuk, Hande Seven; Sözer, Hande
    Amaç: Bu araştırmada aralıklı açlık diyetinin yetişkin kadınlarda zaman kısıtlaması olmayan diyete kıyasla antropometrik parametrelere etkisinin araştırılması amaçlandı. Yöntem: Araştırma Şubat-Mart 2022 tarihlerinde Denizli’de özel bir beslenme danışmanlığı merkezine başvuran ortalama yaşı 39.4±11.2 yıl olan, hafif şişman ve obez gönüllü 54 yetişkin kadın birey ile yürütüldü. Bireyler, aralıklı açlık diyeti uygulayan müdahale grubu (n=27) ve zaman kısıtlaması olmadan diyet uygulayan kontrol grubu (n=27) olmak üzere randomize olarak 2 gruba ayrıldı ve tüm gruplara 6 hafta boyunca oluşan sağlıklı zayıflama diyeti uygulandı. Araştırmanın başlangıcında sosyodemografik özellikleri, hastalık bilgisi ve beslenme alışkanlıkları sorgulanarak anket formuna kaydedildi. Katılımcıların sirkadiyen ritim özelliklerini belirlemek için Sabahçıl-Akşamcıl Ölçeği ve fiziksel aktivite alışkanlıklarını belirlemek için Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi (IPAQ) uygulandı. İlave olarak, araştırmanın başında ve 6. haftasında bireylerin antropometrik o?lc?u?mleri ve 24 saatlik geriye dönük besin tüketim kayıtları değerlendirildi. Bulgular: Katılımcıların sirkadiyen ritimleri; %46.2’si ara tip, %29.6’sı sabahçıl ve %27.8’i akşamcıl tipe yakın bulundu (p>0.05). Toplam vücut ağırlığı kaybı kontrol grubunda ortalama 4.97±1.97 kg iken, müdahale grubunda 5.13±1.98 kg bulundu (p>0.05). Müdahale öncesi ve sonrasında antropometrik ölçümler ile vücut kompozisyonlarındaki değişim gruplar arasında istatistiksel olarak önemli bulunmadı (p>0.05). Müdahale ve kontrol grubunda başlangıca göre 6 hafta sonunda günlük ortalama karbonhidrat (p=0.001; p=0.019), protein (p=0.003; p=0.001) alımları önemli olarak daha yüksek olduğu belirlendi. Diyet müdahalesi sonrası, gruplar arasındaki enerji ve besin ögeleri alım düzeyleri değişimleri açısından istatistiksel önemli farklılık bulunmadı (p>0.05). Sonuç: Bu çalışmada, kısa süreli uygulanan enerji kısıtlı aralıklı açlık diyeti ile zaman kısıtlaması olmayan geleneksel diyet modellerinin antropometrik ölçümlere olan etkisinin benzer olduğu görüldü.

| İstanbul Bilgi Üniversitesi | Kütüphane | Rehber | OAI-PMH |

Bu site Creative Commons Alıntı-Gayri Ticari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile korunmaktadır.


Eski Silahtarağa Elektrik Santralı, Eyüpsultan, İstanbul, TÜRKİYE
İçerikte herhangi bir hata görürseniz lütfen bize bildirin

DSpace 7.6.1, Powered by İdeal DSpace

DSpace yazılımı telif hakkı © 2002-2026 LYRASIS

  • Çerez Ayarları
  • Hakkında
  • Son Kullanıcı Sözleşmesi
  • Geri Bildirim