Institute of Graduate Programs Other Publications Collection
Bu koleksiyon için kalıcı URI
Güncel Gönderiler
Öğe Turkish foreign policy in presidental system(İstanbul Bilgi Üniversitesi, 2025) Şanlı, Ali Yiğit; Kuyumcuoğlu, OzanBu tez, Türkiye'nin başkanlık sistemine geçişinin dış politika yapım süreci üzerindeki kurumsal etkilerini incelemektedir. Araştırma, yürütme organının merkezileşmesinin Dışişleri Bakanlığı'nın karar alma süreçlerindeki rolünü nasıl daralttığını ve dış politikanın giderek Cumhurbaşkanlığı etrafında şekillenen lider merkezli bir yapıya dönüştüğünü ortaya koymaktadır. Nitel yöntemle yürütülen çalışma, kurumsal analiz ve belge taramasının yanı sıra Türkiye–Libya ilişkileri ve dışişleri bakanları Mevlüt Çavuşoğlu ile Hakan Fidan'ın karşılaştırmalı incelenmesine dayanmaktadır.Bu iki odak, başkanlık sisteminin dış politikayı bürokratik süreklilikten uzaklaştırarak daha siyasallaşmış, ideolojik yönelimlere ve iç siyasi ihtiyaçlara bağımlı bir çerçeveye sürüklediğini göstermektedir. Bulgular, bu dönüşümün yalnızca dış politika yapımının niteliğini değil, aynı zamanda demokratik hesap verebilirlik ve kurumsal dengeler açısından da önemli sonuçlar doğurduğunu ortaya koymaktadır.Öğe Relations between Türkiye and the European Union: Analysis of the effects of migration policies(İstanbul Bilgi Üniversitesi, 2025) Parlak, Fatmanur; Beşgül, Türkan Özge OnursalGöç politikaları, Avrupa Birliği (AB) ve Türkiye ilişkilerinin belirleyici bir unsuru haline gelmiş ve hem iç hem de dış politika kararlarını şekillendirmiştir. Özellikle 2011 Suriye İç Savaşı'nın ardından imzalanan ikili anlaşmalarla göç yönetiminin entegre edilmesi, Türkiye'yi AB'nin dışsallaştırma stratejilerinde kilit bir aktör konumuna getirmiştir. Bu tez, AB-Türkiye etkileşimlerinin gelişen dinamiklerini inceleyerek, göç politikasının üzerine inşa edildiği normların bu ilişki içinde nasıl müzakere edildiğine, tartışıldığına ve uyarlandığına odaklanmaktadır. Tez, MAXQDA programı kullanılarak AB'nin Türkiye'ye ilişkin ilerleme raporlarının (2011-2024) içerik analizini yaparak, hem bir dış politika aracı olarak hem de normatif bir çerçevede göçün rolünü, ihtilaflılık (contestation) teorisi çerçevesinde incelemektedir. Ana sorular, AB göç normlarının Türkiye'de nasıl yayıldığı ve tartışıldığı ile bu süreçlerin ikili ilişkilere nasıl etki ettiği üzerinde yoğunlaşmaktadır. Araştırma ayrıca dışsallaştırma politikalarının Türkiye'nin göç gündemine ve AB entegrasyonuna yönelik daha geniş jeopolitik etkilerine dair bir değerlendirme sunmaktadır. Teorik ve ampirik bulguları sentezleyerek, bu tez göç yönetimi, norm yayılımı ve iç ile uluslararası politika çerçevelerinin etkileşimi üzerine literatüre katkı sağlamayı amaçlamaktadır.Öğe The effects of emerging artificial intelligence & automation on income distribution and transformation of labour force into cybertariat(İstanbul Bilgi Üniversitesi, 2025) Karagöz, Erman; Cemgil, CanOtomasyon teknolojilerinin özel bir alt dalı ve çekirdeği olarak özetlenebilecek Yapay Zeka'nın (YZ) son dönemde ekonomideki geniş sektörlere entegre edilmesinin, işgücü dinamikleri ve gelir dağılımında benzeri görülmemiş dönüşümler yaratması beklenmektedir. Bu tez, gelişmekte olan yapay zeka ve otomasyonun işgücü ve ardından gelir dağılımı üzerindeki çok yönlü ve çok katmanlı etkilerini araştırmaya ve bu dönüşümün neden ekonomi merkezli tarih görüşünde önceki dönüm noktası dönüşümlerinden farklı olarak etiketlendiğini ve bunun sonucunda işgücünün bazıları tarafından "Sibertariat" olarak adlandırılan şeye dönüştüğünü vurgulamaya çalışmaktadır. Çalışma, teknolojik değişimle birlikte işgücüne ilişkin tarihsel perspektifleri ortaya koymak, yapay zeka ve otomasyonun yükselişini ve gelir dağılımı modellerindeki değişimleri açıklamak için mevcut literatürün kapsamlı bir incelemesinden oluşmaktadır. Teknolojik işsizlikten gelir dağılımı teorilerine ve işgücü piyasası dönüşümlerini kapsayan teorik çerçevelerden yola çıkan bu çalışma, Sibertariat'ın oluşumunun altında yatan süreç olan yapay zeka, otomasyon ve gelir dağılımı arasındaki karmaşık etkileşimi keşfetmek için kavramsal bir çerçeve inşa etmektedir. Metodolojik olarak tez, piyasa çalışmalarının nitel analizini ve gelir dağılımı eğilimlerinin ampirik incelemesini içeren karma bir yöntem yaklaşımı benimsemektedir. Bilimsel araştırmalarla konuya ilişkin literatür taraması ve bu tezde tartışılan önermeleri vurgulayan vaka incelemeleri metodoloji olarak seçilmiştir Çalışmanın bulguları, yapay zeka ve otomasyonla ilgili istihdam modellerinde, ücret etkilerinde ve sektörel etkilerde önemli değişiklikler olduğunu ortaya koymaktadır. Bu dönüşümler sadece gelir eşitsizliğini artırmakla kalmayıp aynı zamanda işin doğasını da yeniden şekillendirerek, işlevleri ve geçim kaynakları için bilgi ve iletişim teknolojilerine büyük ölçüde bağımlı bir işçi sınıfı olan Sibertariat'ın ortaya çıkmasına yol açmaktadır. Bu bağlamda, ekonominin önemli bir parçası olan işgücünün refahı için nüanslı ve faydacı politika yanıtları şarttır. Sonuç olarak, bu tez, yapay zeka, otomasyon ikilemi, gelir dağılımı ve işgücü piyasası dinamikleri ile ilgili süregelen tartışmalara katkıda bulunmaktadır. Araştırma, bu teknolojik ilerlemelerin toplumlar, gelir dağılımı ve Sibertariat'ın oluşumu üzerindeki etkilerini ortaya koyarak, dijital ekonominin karmaşıklıklarını yönlendirmek ve yapay zeka ve daha fazla otomasyon çağında kapsayıcı ekonomik büyümeyi sağlamak isteyen politika yapıcılar, eğitimciler ve paydaşlar için değerli bilgiler sunmaktadır.Öğe Responses to 1929 global crisis: USSR and USA(İstanbul Bilgi Üniversitesi, 2025) Çalışkan, Osman Oğuz; Rüma, Şadan İnanAraştırma, Büyük Buhran sırasında SSCB ve ABD'nin ekonomik sonuçlarına, politikalarına ve toparlanma süreçlerine, ekonomik ve tarihsel bakış açıları karşılaştırılarak odaklanmaktadır. Bu çalışma, farklı devletlerin ve onların ekonomik politikalarının krizlere —özellikle SSCB gibi kapalı ekonomilerin— nasıl tepki verdiğini ve neden ABD gibi açık ekonomilere kıyasla daha az etkilendiklerini incelemektedir. İlk olarak, Büyük Buhran öncesinde hem SSCB'nin hem de ABD'nin ekonomik performansı analiz edilmektedir. İkinci olarak, araştırma Büyük Buhran döneminde devletlerin ekonomik kararlarını, finansal durumlarını, politikalarını ve siyasi ortamlarını derinlemesine inceleyip bunları birbirleriyle karşılaştırmaktadır. Çalışma, ardından değişkenler ve alınan kararlar arasındaki benzerlikleri ve farklılıkları belirlemektedir. Üçüncü olarak, tüm devletlerin toparlanma süreçleri karşılaştırılmakta ve analiz edilmektedir. Karşılaştırmalı tarihsel analiz yöntemiyle, araştırma 1929'dan 1939'a kadar her bir devletin Büyük Buhran'a karşı aldığı aksiyonları ve verdiği tepkileri incelemektedir. Dördüncü ve son bölümde ise, çalışma farklı para politikalarının ekonomik krizlere nasıl tepki verdiğini, SSCB'nin merkezi ekonomik planlaması ile Batı'nın serbest piyasa modeli gibi değişkenler yardımıyla ele almaktadır. Buna göre, araştırma şu yapılar arasında hangisinin krize karşı daha az etkilendiğini ve karşılaştırmalı olarak daha hızlı toparlandığını gözlemleyip değerlendirecektir: kapalı ekonomi, merkezi planlama veya serbest piyasa ekonomisi. Bu değerlendirme, ekonomik yapıların ve politikaların küresel ekonomik şoklara karşı verilen tepkileri nasıl şekillendirdiğini daha iyi anlamaya katkıda bulunmayı amaçlamaktadırÖğe Factoring an its impact on companies(İstanbul Bilgi Üniversitesi, 2025) Kızılkaya, Azra Deniz; Özyıldırım, CenktanBu çalışma, davranışsal finans yaklaşımı çerçevesinde enflasyonist ekonomik ortamlarda yöneticilerin yatırım kararlarını nasıl şekillendirdiklerini analiz etmeyi amaçlamaktadır. Özellikle Türkiye gibi yüksek enflasyonla karşı karşıya kalan ülkelerde, yöneticilerin finansal karar alma süreçlerinde rasyonel olmayan etkilerin öne çıkabileceği varsayımından hareketle, araştırma bu kararları etkileyen davranışsal faktörleri incelemektedir. Tezin kuramsal çerçevesi, davranışsal finans teorileri doğrultusunda şekillendirilmiştir. Bu bağlamda, klasik finans teorilerinden farklı olarak bireylerin karar alma süreçlerinde sistematik bilişsel yanılgılara, duygusal tepkilere ve deneyimlerine dayalı kararlar verdikleri varsayılmaktadır. Enflasyonist ortamlarda bu tür irrasyonel etkilerin daha da belirgin hale gelebileceği öngörülmektedir. Araştırmanın uygulama kısmında, kalitatif araştırma yöntemlerinden anket yöntemi tercih edilmiştir. Katılımcılara çevrim içi yollarla ulaşılarak oluşturulan anket formu paylaşılmış ve böylece geniş bir örnekleme erişim sağlanmıştır. Anket verileri, istatistiksel olarak analiz edilmeden önce demografik bilgiler ve tanımlayıcı istatistiklerle desteklenmiş; daha sonra t-testi, One-Way ANOVA ve korelasyon testi gibi analiz teknikleri kullanılmıştır. Araştırmaya katılan yöneticilerin enflasyon algıları ile yatırım kararları arasındaki ilişkiyi ortaya koymak amacıyla yürütülen analizlerde, bu iki değişken arasında negatif yönlü ve düşük seviyede anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte, yöneticilerin yatırım kararlarının ve enflasyon algılarının çeşitli demografik özelliklere göre anlamlı farklılıklar gösterdiği gözlemlenmiştir. Elde edilen sonuçlar, yöneticilerin yatırım kararlarının yalnızca ekonomik verilere değil, aynı zamanda bireysel algılarına, deneyimlerine ve davranışsal eğilimlerine dayandığını göstermektedir. Sonuç olarak bu çalışma, enflasyonist dönemlerde yöneticilerin finansal kararlarında ortaya çıkan davranışsal eğilimleri ortaya koyarak, gerek akademik çevreler gerekse uygulayıcılar için önemli çıkarımlar sunmaktadır. Ayrıca, gelecekte yapılacak çalışmalara hem teorik hem de metodolojik anlamda zengin bir zemin oluşturmaktadır.Öğe Political economy of foreign policy: A comparative study between Hungary and Türkiye(İstanbul Bilgi Üniversitesi, 2025) Kıral, Adnan Cem; Boyraz, CemilBu tez, Macaristan ve Türkiye'nin dış politika kararlarını ve bu kararlardaki değişimleri incelemektedir. Bu değişimler, ağırlıklı olarak ticaret odaklı bir yönelimi yansıtmaktadır. Bu değişiklikler, ticari dinamiklerin bağlantısallığı ne ölçüde etkilediğini belirlemektedir. Tez, dış politikaların değişen ticaret eksenini ele almaktadır. Temel araştırma sorusu, bu iki ülkenin jeopolitik gerçekliklerinin dış politika tartışmalarının şekillenmesini —özellikle ticaret öncelikleri açısından— nasıl etkilediğidir. Konu varsayımsal olsa bile, araştırmanın temel kökleri dış politika dinamiklerindeki değişimlerin ülkeleri hangi düzeyde etkilediğine odaklanmaktadır. Değişikliklerin gerekçesi nedir? Ne tür değişiklikler daha belirgin bağlamlarda ortaya çıkmaktadır? Gelişen dinamiklerin etkisi altındaki dış politikanın politik ekonomisi, bir literatür değerlendirmesini gerekli kılmaktadır. Bu konunun özgün yüzeyi, ticaret merkezli söylemlerden etkilenen krizle tanımlanan statükonun dış politikayı nasıl etkilediğini ortaya koymakta ve bu durum içerik analizi yöntemiyle incelenmektedir. Tezin kavramsal çerçevesi, literatür taraması bağlamında dış politika kararlarına odaklanmaktadır. Sonuç olarak, bir dizi önemli gelişme iki ülkenin dış politikalarında ortak bir zemin oluşmasına yol açmıştır. Tez, inceleme sürecinde teorik kavramsal çerçeve olarak dünya-sistem teorisini kullanmaktadır. Araştırma, her iki ülkenin de yarı-çevreleşme sürecini tartışmayı amaçlamaktadır. Anahtar Kelimeler: Politika; Ekonomi; Türkiye; Macaristan; PragmatizmÖğe The vilification of the opposition through visual content and a humor-oriented magazine: The case of Akbaba between 1945 and 1949 in Türkiye(İstanbul Bilgi Üniversitesi, 2025) Sevim, Hikmet Devrim; Sabuncu, Tuğçe ErçetinBu tez, Türkiye'nin 1945 ile 1949 yılları arasındaki çok partili sisteme geçiş sürecinde Akbaba dergisinde yayımlanan karikatürler aracılığıyla siyasi muhalefetin nasıl görsel olarak inşa edildiğini ve gayrimeşrulaştırıldığını incelemektedir. Tez, mizahın yalnızca bir eğlence biçimi olarak değil, aynı zamanda iktidar partisinin söylemini pekiştiren ve siyasi meşruiyete ilişkin toplumsal algıyı şekillendiren ideolojik bir aygıt olarak işlediğini ileri sürmektedir. Nitel bir araştırma tasarımı benimseyen çalışmada, tematik analiz yöntemiyle seçilmiş 40 siyasi karikatür incelenmiştir. Seçim süreci; tematik yoğunluk, temsili çeşitlilik ve tarihsel bağlam açısından gerçekleştirilmiştir. Analiz, tekrar eden görsel motifler, semboller, karakter betimlemeleri ve anlatı yapıları üzerine odaklanmakta ve bu unsurlar dört ana tematik küme etrafında organize edilmektedir. Bulgular, muhalefetin sıklıkla irrasyonel, bölücü, Cumhuriyet değerlerine karşı ve "dış mihraklarla" bağlantılı olarak tasvir edildiğini ortaya koymaktadır. Bu çalışmanın sunduğu tarihsel temelli ve kavramsal olarak zengin analiz aracılığıyla tez, görsel siyasal iletişim literatürüne katkı sunmakta ve görsel medyanın siyasal meşruiyetin üretimi ve sürdürülmesindeki rolüne ışık tutmaktadır.Öğe Politics of forgetting: the case of 'Mavi Marmara'(İstanbul Bilgi Üniversitesi, 2025) Kalkan, Uğur Can; Özcan, GencerPolitics of Forgetting: The Case of 'Mavi Marmara' başlıklı tez, unutma politikalarının toplumsal hafıza üzerindeki etkilerini, özellikle Mavi Marmara olayının Türkiye'deki tarihsel ve siyasi anlatılardaki yerine odaklanarak incelemektedir. Tezin odak noktası olan ve 31 Mayıs 2010'da İsrail askerleri tarafından uluslararası sularda gerçekleştirilen Mavi Marmara baskını, Türkiye'de hem ulusal hem de uluslararası alanda tartışmalı bir olay olarak dikkat çekmiştir. Bu bağlamda, bu tez Mavi Marmara'nın hatırlatılması ve unutturulması arasındaki dinamiklerin siyasi amaçlar doğrultusunda dönemlere göre nasıl yönetildiğini ve yönlendirildiğini teorik olarak incelemektedir. Kolektif hafıza kavramı ve kültürel hafıza teorisi, Maurice Halbwachs ve Jan Assmann gibi önemli düşünürlerin görüşleri kullanılarak hatırlama ve unutma süreçlerinin sosyal inşasını açıklamak için kullanılmıştır. Bu tez içerisinde olayın ardından gelişen siyasi söylem incelenmiş, Mavi Marmara olayının kolektif hafıza bağlamında nasıl ele alındığı, hafızadaki yeri, bazı yönlerinin nasıl unut(tur)ulduğu ya da manipüle edildiği ortaya koyulmuştur. Bu tez, Mavi Marmara olayı örneği üzerinden unutma politikalarının araçlarını ve bu politikaların kolektif hafıza üzerindeki siyasi, kültürel ve toplumsal etkilerini analiz etmektedir.Öğe The transition to renewable energy in Türkiye(İstanbul Bilgi Üniversitesi, 2024) Çelik, Başak; Rüma, Şadan İnanBu çalışma, Türkiye'nin yenilenebilir enerjiye geçiş sürecinde karşılaştığı temel ekonomik, politik ve teknik zorlukları incelemektedir. Fosil yakıtlara dayalı mevcut enerji yapısının sürdürülebilirliği giderek sorgulanırken, Türkiye'nin yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelimi hem enerji güvenliği hem de çevresel sürdürülebilirlik açısından kritik bir öneme sahiptir. Araştırma, şu soruya yanıt aramaktadır: Türkiye'nin yenilenebilir enerjiye geçişinde karşılaştığı başlıca engeller nelerdir ve bu geçiş, ülkenin enerji güvenliği, sürdürülebilir kalkınma hedefleri ve dış ticaret ilişkilerini nasıl etkilemektedir? Bu bağlamda çalışma, Türkiye'nin enerji politikalarının dönüşümünü, yenilenebilir enerji yatırımlarının önündeki engelleri ve bu geçişin ulusal ekonomi ile dış ticaret üzerindeki potansiyel etkilerini analiz etmektedir. Özellikle, enerji ithalatına bağımlılığın azalmasının Türkiye'nin ticaret dengesi üzerindeki olumlu etkileri ve yenilenebilir enerji sektöründe yeşil teknoloji ihracatı gibi yeni fırsatların ortaya çıkışı değerlendirilmektedir. Ayrıca, yenilenebilir enerjiye geçişin Türkiye'nin sürdürülebilir kalkınma hedefleri ve enerji güvenliği üzerindeki rolü de ele alınmaktadır. Çalışma, enerji sektöründeki teknolojik gelişmeler, mevzuat düzenlemeleri ve finansal kaynakların etkin kullanımı üzerine odaklanarak Türkiye'nin yenilenebilir enerji hedeflerine ulaşma sürecini ve dış ticaret dinamiklerine olan geniş etkisini kapsamlı bir şekilde değerlendirmektedir.Öğe Effect on Türkiye business of carbon border adjustments(İstanbul Bilgi Üniversitesi, 2024) İpek, Yasin; Özyıldırım, CenktanThe aim of the study is to examine the impact of carbon emission restrictions on the international trade of carbon intensive industries and the production of carbon emissions. Carbon is emitted during the production of energy and corresponds to income loss due to carbon border adjustments. Regulations such as carbon taxes and trading permits may decrease exports if countries do not transform their production technologies. In the first part of the thesis, sources of energy and fossil fuels are explained with global warming and carbon emissions. Secondly, carbon intensive sectors such as cement, steel, aluminium, fertilisers, electricity and hydrogen are represented with both figures and tables. Increases in carbon emissions cause additional costs due to carbon border adjustments, which could decrease the growth of export for some countries. Next, to assess the impact of carbon restrictions on the imports of carbon intensive products, data from countries with the largest import volumes were used to measure the international trade of these products, which emit approximately 40% of the Earth's total carbon. The top eight largest importers were sampled as the primary importer countries of these products. To eliminate the effect of economic growth, the ratio of total imports of carbon-intensive products to gross domestic product was used as the first dependent variable. The second dependent variable was the total carbon emissions data from the countries exporting to these major countries. Carbon constraint policies were defined using a dummy variable. The effects of these constraints were analysed using regression analysis on panel data from the six countries for the years 2018-2022. According to the regression results, carbon constraints were found to have no significant impact on either the international trade of these products or carbon emissions. These results show that current carbon constraints do not have a significant impact on carbon emissions and the international trade of these products. However, it is important to consider that these constraints are relatively new. In the future, it will be possible to conduct a more robust analysis with a larger dataset.Öğe Türkiye'deki 6 Şubat depremleri sonrası psikososyal destek çalışanlarının özbakım becerileri ve psikolojik iyi oluşları arasındaki ilişkinin incelenmesi.(İstanbul Bilgi Üniversitesi, 2025) Aldemir, Gülten; Aker, Ahmet TamerÇalışmada meslek grubu olarak deprem sahasında gönüllü çalışan travma ve afet ruh sağlığı alanı psikososyal destek çalışanlarının (psikolog, psikiyatrist, hekim, sosyal çalışmacı, psikolojik danışman, hemşire, sosyolog, tercümanlar ve ruh sağlığı alanında çalışan sahada bulunan akademisyenler ve ilgili alanlarda öğrenim gören üniversite öğrencileri) özbakım becerileri ile psikolojik iyi oluşları arasındaki ilişkiyi ve buna sebep olabilecek risk faktörlerini saptamak hedeflenmiştir. Çalışmanın örneklemini belirlenen 9 meslek grubundan gönüllü katılımcılar oluşturmaktadır ve çalışma çevrimiçi platform olan Google Forms üzerinden 18 yaş üzeri 214 katılımcıyla sonuçlanmıştır. Katılımcıların % 62,2'sini kadınlar, % 35,8'ini erkekler oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak Kocaeli – Ruhsal Travma Kısa Tarama Ölçeği (Kocaeli – Kısa) (K- Rtkt) ve Demografik Bilgi Formu, Bilinçli Farkındalık Temelli Öz-Bakım Ölçeği ve Psikolojik İyi Oluş Ölçeği kullanılmıştır. Verilen SPSS programı ile tanımlayıcı ve ilişkisel istatistikler kullanılarak analiz edilecektir. Çalışmanın bulgularına göre; gönüllülerin Kocaeli Ruhsal Travma Kısa Tarama Ölçeği puan ortalaması 2,34 iken, standart sapmaları ise 1,6 olarak belirlenmiştir. Bu da çalışmaya katılan gönüllülerin yaşantıladıkları deprem deneyimi üzerinden ortalama cevaplar verdiklerini göstermektedir. Bilinçli Farkındalık Temelli Öz-Bakım Ölçeği'nde ise toplam puan 98,72 iken standart sapması 21,44 olarak bulunmuştur. Buna göre, gönüllülerin özbakım ve farkındalık düzeyleri yüksek çıkmıştır. Psikolojik İyi Oluş Ölçeği'nin puan ortalaması ise 43,24, standart sapması ise 8,41 çıkmış ve sonuç yüksek çıkmıştır. Ulaşılan veriler, alanyazınla desteklenmiştir. Anahtar Kelimeler: Türkiye'deki 6 Şubat Depremleri; Özbakım Becerileri; Psikolojik İyi Oluş; Travma Çalışanları; Travma ve Afet PsikolojisiÖğe Leveraging the European Charter for Advancing Gender Equality in municipal policies and budgets(İstanbul Bilgi Üniversitesi, 2025) Çalışkaner, Merve; Yücel, YeldaBu tez, Avrupa Yerel Yaşamda Kadın ve Erkek Eşitliği Şartı'nın (CEMR Şartı) belediye politikaları ve bütçelerinde toplumsal cinsiyet eşitliğini ilerletmede etkili bir kaldıraç mekanizması olarak işlev görüp görmediğini incelemektedir. Yerel yönetimlere özel olarak tasarlanmış bir politika çerçevesi olarak Şart, toplumsal cinsiyet eşitliğinin yönetişimin tüm alanlarına entegre edilmesini teşvik etmekle kalmayıp, aynı zamanda bu hedefler doğrultusunda bütçe tahsislerini açıkça talep etmektedir. Ayrıca, eşitlik taahhütleri ile mali planlamayı uyumlu hale getirerek toplumsal cinsiyete duyarlı bütçelemenin (TCDB) uygulanması için kurumsal bir altyapı sunmaktadır. Çalışma iki aşamalı bir araştırma tasarımı benimsemektedir. İlk aşamada, Türkiye'de CEMR Şartı'nı imzalamış on belediyenin stratejik planları, performans programları ve faaliyet raporları belge analizi yoluyla değerlendirilmiştir. Bu değerlendirme, CEMR kriterleri ile TCDB ilkelerinin resmi politika belgelerine ne ölçüde yansıtıldığını incelemiştir. İkinci aşamada ise, kurumsal uyumu daha güçlü görülen beş belediye derinlemesine analize tabi tutulmuştur. Bu aşama, toplumsal cinsiyetle ilgili hedeflerin bütçelerle ne ölçüde desteklendiğini ve uygulamada izlenip izlenmediğini değerlendirmeye odaklanmıştır. Bulgular, Şart'ı imzalayan belediyelerde toplumsal cinsiyet eşitliği söyleminin daha belirgin olduğu ancak bütçesel dönüşümlerin sınırlı kaldığını ortaya koymaktadır. Taahhütler ile somut mali uygulamalar arasındaki boşluk, belediyeden belediyeye farklılık göstermekte olup; bu fark, siyasi yönelim, kurumsal kapasite ve yerel yönetişim uygulamalarının tutarlılığı gibi etkenlerden etkilenmektedir. Sonuçlar, CEMR Şartı'nın dönüştürücü bir araç olarak işlevsellik kazanabilmesi için daha güçlü kurumsal izleme mekanizmalarına ve TCDB'nin sistematik entegrasyonuna ihtiyaç duyulduğunu ortaya koymaktadır.Öğe 'A little bit freedom': Digital activism in Iran in the last decade(İstanbul Bilgi Üniversitesi, 2024) Şahbaz, Nur Hilal; Erçetin, TuğçeBu çalışma, İran'da kadınların son on yılda dijital aktivizm deneyimlerini incelemektedir. Son on yılda kadınların dijital aktivizmi deneyimleri sırasındaki kazandıkları dayanıklılık ve temel hakların kazanılması konusundaki güçlenmesini anlamaya çalışmaktadır. Dijital aktivizm, toplumsal hareket bağlarımda ve kolektif eylemle çerçeveler. Bu bağlamda, toplumsal hareketler, feminizm hareketleri, sosyal medya, Beyaz Çarşamba ve Kadın, Hayat, Özgürlük, kolektif eylem teorisi, sosyal medyanın mobilize olmaya katkısı son on yılda kadınların deneyimlediği dijital aktivist hareketlerinin ifade edilmesine ve çalışılmasında önemli olan argümanlardandır. İranlı kadınlarla yapılan derinlemesine görüşmelerle birlikte kadınların dijital aktivizm ile ilgili deneyimleri, hikayeleri ve mücadeleleri anlaşılması amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda aktivist hareketlerin nedenleri, istedikleri, pozitif ve negatif olmak üzere sonuçları, yaşadıkları zorluklar çalışmanın içeriğinde yer almaktadır.Öğe Being young within political party: The case of RPP(İstanbul Bilgi Üniversitesi, 2025) Çağlayan, Cemre; Boyraz, CemilÖZ Gençler, siyasal tarih boyunca değişimin güçlü öncülleri olarak sıkça öne çıkmıştır. 1968 öğrenci hareketi, Gezi Parkı protestoları ve Saraçhane direnişi gibi birçok toplumsal hareket, genç bireylerin öncülüğünde şekillenmiş ve bu aktivizm, kamu söyleminde çoğunlukla cesaretin ve başkaldırının simgesi olarak yüceltilmiştir. Bununla birlikte, siyasal partilerin kurumsal yapıları içinde yer almak söz konusu olduğunda, gençler çok daha farklı ve zorlu engellerle karşı karşıya kalmaktadır. Siyasal değerlerini kanıtlama, yaşça büyük figürlerin egemenliğindeki hiyerarşik yapıları aşma ve sürdürülebilir katılım için gerekli olan finansal ve sosyal kaynaklara erişim sağlama gibi sorunlar bu engeller arasındadır. Bu çalışma, Türkiye'nin en köklü siyasal partisi olan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) çerçevesinde bu çok katmanlı meseleleri irdelemektedir. 1953 yılında resmî olarak kurumsallaşan CHP Gençlik Kolları, genç üyelerin katı bir siyasal yapıda verdikleri güç mücadelesi, tanınma arzusu ve katılım çabalarını anlamak açısından çarpıcı bir örnek sunmaktadır. Bu tez, genç partililerin gündelik siyasal pratiklerini merkeze alarak, ideolojik idealizm ile bürokratik kısıtlar arasındaki ince ama kalıcı çelişkileri görünür kılmayı amaçlamakta; böylece, güç ilişkilerinin günümüz Türkiye'sinde siyasal katılımı nasıl şekillendirdiğine dair daha derin bir kavrayış sunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Cumhuriyet Halk Partisi; Gençlik Politikaları; Gençlik Kolları; Parti İçi Demokrasi; Gençlerin Siyasi Katılımı.Öğe Marginalised everywhere!: A study on the social integration experiences of queer individuals from Türkiye in Berlin, Germany(İstanbul Bilgi Üniversitesi, 2025) Dikmen, Durmuş; Aytaç, Büke Boşnak2010 yılından bu yana Türkiye'de giderek otoriterleşen siyasi iklim, sistematik hak ihlallerine ve kuir bireylerin kamusal alandan daha fazla dışlanmasına yol açtı. Bu eğilim, özellikle 2013 Gezi Eylemleri'nden sonra yoğunlaşarak ülkeden kuir göçünde gözle görülür bir artışa neden oldu. Ancak Almanya'ya artan göç, Türkiyeli kuir bireylerin, sayı itibariyle artsalar da, karşılaştığı yapısal ve sosyal zorlukları kesinlikle çözemiyor, çünkü göç bağlamındaki karmaşık ve çok katmanlı koşullar varlığını sürdürmeye devam ediyor. Bu çerçevede, bu araştırma, Türkiye'den Berlin'e taşınan kuir bireylerin göç yörüngelerini, özellikle sivil toplum kuruluşlarının (STK'lar) sosyal entegrasyon sürecindeki rolüne odaklanarak incelemektedir. Kesişimsellik yaklaşımı ve sosyal entegrasyon teorisini temel alan bu çalışma, kesişen kimlik eksenlerinin, queer göçmenlerin deneyimlerini nasıl şekillendirdiğini araştırıyor. Nitel araştırma ve yarı yapılandırılmış görüşmeler yoluyla yapılan bu çalışma, STK'ların Berlin'deki Türkiyeli kuir göçmenlerin entegrasyonuna nasıl katkıda bulunduğuna dair ampirik bir analiz sunmaktadır. Bulgular, STK kurumsal yapılarının kırılganlığının, daha geniş siyasi ortamın ve göçmenlerin sosyal hizmet uzmanlarına bağımlılığının entegrasyon süreçlerini etkileyen kilit faktörler olarak ortaya çıktığını göstermektedir. Sonuç olarak bu çalışma, STK katılımının hem kolaylaştırıcı hem de sınırlayıcı boyutlarını vurgulamaktadır. Sivil toplum aktörlerinin, göçmenlerin yeniden yerleşimi ve aidiyet duygusu konusunda sınırlılıklarına rağmen nasıl hayati aracılar olarak hizmet verebildiğini ortaya koymaktadır.Öğe Citizenship by investment in Türkiye: Political party framings(İstanbul Bilgi Üniversitesi, 2025) Uğantaş, Damla Pınar; Semerci, Pınar UyanBu çalışma, Türkiye'de yürürlükte olan Yatırım Yoluyla Vatandaşlık programının siyasi aktörler tarafından nasıl çerçevelendiğini incelemekte ve bu çerçevelerin politik parti konumlarıyla nasıl ilişkilendiğini analiz etmektedir. Türkiye Büyük Millet Meclisi konuşmaları, siyasi parti belgeleri ve medya açıklamaları üzerinden gerçekleştirilen nitel bir çerçeveleme analizine dayanan çalışmada beş ana çerçeve tespit edilmiştir: Hukuki ve bürokratik zemin, milliyetçilik, güvenlik, ekonomik kriz ve eşit vatandaşlık. Bir yandan milyonlarca mülteciyi ağırlarken diğer yandan yatırım yoluyla vatandaşlık programına sahip olan Türkiye'nin özgül durumu bu konuya odaklanan bir çalışma yapmayı anlamlı kılmaktadır. Araştırma, yatırım yoluyla vatandaşlık programını politik parti tutumları üzerinden incelemesiyle bu alandaki ilk akademik çalışmalardan biri olma özelliği taşır. Araştırma yatırım yoluyla vatandaşlık programının iktidar partisi hariç olmak üzere, geniş bir siyasi yelpazede eleştirildiğini, ancak bu eleştirilerin söylemsel düzeyde farklılaştığını göstermektedir. Bu açıdan partilerin tek bir çerçeve yerine çoklu çerçeveler aracılığıyla pozisyonlarını belirledikleri tespitinde bulunulurken, yatırım yoluyla vatandaşlık uygulamasının iktidara yönelik eleştirileri dile getirmek için araçsallaştırıldığı tespitinde bulunulur. Aynı zamanda konunun Türkiye'nin genel göç politikaları ile nasıl iç içe geçtiği ortaya konulmaktadır. Bu çalışma Türkiye örneğini, küresel ölçekte vatandaşlığın neoliberalleşmesi ve araçsallaştırılması tartışmalarıyla ilişkilendirirken aynı zamanda Türkiye'nin özgül durumunun tartışmaları nasıl farklılaştırdığını da ele alır.Öğe Evaluating technical analysis strategies under the efficient market hypothesis: Evidence from stock market data(İstanbul Bilgi Üniversitesi, 2025) Yazılı, Levent; Özyıldırım, CenktanFinansal piyasalarda bilgiye dayalı fiyat oluşumunun doğasını inceleyen Etkin Piyasa Hipotezi (EPH), tüm mevcut bilgilerin varlık fiyatlarına anında yansıdığı varsayımıyla, yatırımcıların sistematik olarak piyasanın üzerinde getiri elde edemeyeceğini ileri sürer. Eugene Fama'nın zayıf, yarı güçlü ve güçlü formlarda geliştirdiği bu kuramsal çerçeve, özellikle teknik analiz yaklaşımlarının geçerliliğini sorgulama açısından önemlidir. Bu tezde, zayıf formda etkinlik hipotezi, geçmiş fiyat verilerine dayalı olarak geliştirilen teknik analiz stratejilerinin performansı üzerinden test edilmiştir. Teknik analiz, geçmiş fiyat verileri ve hacim hareketleri üzerinden gelecekteki piyasa trendlerini tahmin etmeye yönelik bir yöntem olarak, yatırım dünyasında uzun süredir önemli bir yer tutmaktadır. Literatürde, teknik analizin kökenleri 19. yüzyılda Charles Dow'un geliştirdiği Dow Teorisi'ne kadar uzanırken, 20. yüzyıl boyunca geliştirilen göstergeler ile modern finans teorisine entegre olmuştur. Özellikle, Alexander Elder, John J. Murphy ve Martin Pring gibi yazarların eserleri, teknik analiz yöntemlerinin teorik altyapısını güçlendirmiş; bu yöntemlerin pratik uygulamaları hem bireysel yatırımcılar hem de kurumsal portföy yöneticileri tarafından yaygın bir şekilde benimsenmiştir. Çalışma, BIST30 endeksi ve seçili hisse senetleri üzerinde bu göstergelerin performansını geçmiş veriler üzerinden analiz ederek, teknik analizin Türkiye finans piyasalarındaki uygulanabilirliğini ve piyasa hipotezi ile teknik analiz arasındaki ilişkiyi değerlendirmeyi hedeflemektedir. Bulgular, piyasaların her zaman etkin olmadığına ve belirli teknik analiz göstergelerinin, özellikle trend filtreleme gücü yüksek olanların (örn. ADX), küçük yatırımcılar için sade ve uygulanabilir stratejiler sunabileceğine işaret etmektedir. Bu bağlamda tez, hem Etkin Piyasa Hipotezi'nin ampirik testine katkı sağlamakta hem de teknik analiz yaklaşımlarının pratik yatırım performansını veri temelli olarak incelemektedir.Öğe The role of international organizations in responding to displaced IDPs in Yemen in the context of education in emergencies(İstanbul Bilgi Üniversitesi, 2025) Barmım, Safa Omar Salım; Beşgül, Özge OnursalYemen'de on yılı aşkın süredir devam eden krizin ardından, ülke dünyanın en kötü ve en önemli insani felaketini yaşıyor. Yüzbinlerce sivil hayatını kaybetti ve yaklaşık 4,5 milyon kişi ülke içinde yerinden edildi. Bu rakamlar artmaya devam ediyor. Sağlık ve ekonomi sistemleri çöktü, güvenlik istikrarsız hale geldi, hükümet kontrolü kaybetti ve ülke birkaç savaşan gruba bölündü. Eğitim, çatışmadan en çok etkilenen sektörlerden biri. Binlerce okul yıkılmış ve milyonlarca çocuk eğitimden mahrum kalmıştır. Çok sayıda çocuk okulu bırakarak silahlı milislere katılmıştır. Dilencilik ve çocuk evlilikleri yaygınlaşmış, binlerce öğretmen yıllarca maaş alamayınca düzenli bir gelir elde etmek için mesleğini bırakmıştır. Bu tez, uluslararası kuruluşların Yemen'deki ülke içinde yerinden edilmiş kişiler için acil durumlarda eğitime nasıl yanıt verdiklerini incelemektedir. Ayrıca, bu kuruluşların yıllardır kapsamlı ve verimli bir yanıt verememelerinin nedenlerini ve karşılaştıkları zorlukları ve engelleri de araştırmaktadır. Araştırmada, görüşmecilerin getirdiği yeni fikirlerin kullanılabilmesi için derinlemesine görüşme aracı kullanılmıştır. Nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Bu yöntem, Yemen'deki 14 acil durum eğitim müdahale çalışanı ve eğitim profesyoneli ile yapılan görüşmelere dayanmaktadır.Öğe Comparative policy approaches in the renewable energy transitions of Germany and Türkiye(İstanbul Bilgi Üniversitesi, 2025) Kılıçay, İlayda; Rüma, Şadan İnanBu tezde, Almanya ve Türkiye'nin yenilenebilir enerjiye geçiş sürecinde izlediği politika yaklaşımları karşılaştırmalı olarak ele alınmaktadır. Her iki ülkenin enerji stratejileri; kurumsal yapı, ekonomik öncelikler, sosyal kabul ve yönetişim biçimleri gibi pek çok farklı değişkene dayanmaktadır. Almanya'nın uzun vadeli planlamaya dayanan ve toplumsal katılımı öne çıkaran yaklaşımı ile Türkiye'nin enerji güvenliğini ve ekonomik istikrarı ön planda tutan politikaları, geçiş sürecinin nasıl farklı şekillerde ilerlediğini göstermektedir. Çalışmada, politika belgeleri, istatistiksel veriler, literatür taramaları ve uzman görüşlerinden yararlanılarak her iki ülkenin enerji dönüşümüne dair kapsamlı bir analiz sunulmuştur. İdeolojik ayrımlardan ziyade yönetişim modelleri ve kurumsal alışkanlıklar üzerinden yapılan bu analiz, politika yapım süreçlerine dair daha uygulamaya dönük çıkarımlar sunmayı amaçlamaktadır. Elde edilen bulgular, yenilenebilir enerjiye geçişin sadece teknik değil; aynı zamanda ekonomik, sosyal ve kültürel bir dönüşüm süreci olduğunu ortaya koymaktadır.Öğe The role of non-state actors in the formation of the impact investing ecosystem in Türkiye(İstanbul Bilgi Üniversitesi, 2024) Yılmaz, Hüseyin; Rüma, Şadan İnanBu tez, Türkiye'de etki yatırımı ekosisteminin gelişiminde devlet dışı aktörlerin, özellikle STK'ların, özel şirketlerin, vakıfların ve akademik kurumların önemini, özellikle Etki Yatırımı Danışma Kurulu (EYDK) örneği üzerinden analiz etmektedir. Etki yatırımının sosyal ve çevresel sorunları ele almak için bir yatırım modeli haline gelmesiyle birlikte, bu aktörler sermaye mobilizasyonunda, politika çabalarını harekete geçirmede ve sektörel kapasite oluşturmada önemli rol oynamaktadır. Tez, bu aktörlerin normal hayırseverlik uygulamalarından iş dünyasının girişimlerine geçişini ve böylece sosyal amaçlı yatırımların kapsamını ve etkisini artırmalarını açıklamakta ve Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarına (SKA'lar) ulaşmak için farklı bileşenlerin ortak çabalarını çağrıda bulunmaktadır. Ayrıca, tez, devlet dışı aktörlerin Türkiye'deki etki yatırımı ekosistemini düzenleyici yardım, kapasite oluşturma ve bilgi transferi yoluyla nasıl şekillendirdiğini incelemekte ve sermaye piyasalarına yönelik dönüştürücü aktivizmin bu tür yatırımların başarısı için hayati olduğunu vurgulamaktadır. Genel olarak, tez, sürdürülebilir kalkınma üzerine yapılan tartışmalara katkı amaçlamakta ve etki yatırımında devlet dışı aktörlerin artan konumunu tartışmaktadır.











