Transilvanya’dan İstanbul’a: Bir Global Gotik Örneği Olarak Ali Rıza Seyfi’nin Kazıklı Voyvoda’sı

dc.contributor.authorKaya, Nilay
dc.date.accessioned2026-04-04T18:39:49Z
dc.date.available2026-04-04T18:39:49Z
dc.date.issued2021
dc.departmentİstanbul Bilgi Üniversitesi
dc.description.abstractTürk folkloru alanında yapılan son çalışmalar, vampir figürünün çeşitli arkaik Türkçe isimlerle İslam öncesinden Osmanlı İmparatorluğu dönemine, Anadolu topraklarından Orta Asya’ya kadar geniş bir coğrafyaya yayıldığını göstermektedir. Türk edebiyatındaki ilk yazılı vampir anlatısı, on yedinci yüz-yıl Osmanlı seyyahı Evliyâ Çelebi’nin Seyahatnâme’sinin yedinci cildinde yer alır. Evliyâ Çelebi, bir grup Abaza “cadı”nın ve Çerkes “obur”unun Kafkasya semalarındaki savaşını birinci elden bir deneyim olarak aktarır. Bunun yanı sıra, Osmanlı İmparatorluğu döneminde çeşitli vampir avı vakalarına ilişkin fetvaların bildirildiği tarihî belgeler, gazete haberleri ve masârif defterleriolma-sına rağmen, vampirler, Batılı vampir modeli olan Dracula dünya edebiyatında sahneye çıkana kadar Türk edebiyatında kendilerine bir yer bulamamışlardır. İrlandalı yazar Bram Stoker’ın Dracula’sı (1897) Türk romancı Ali Rıza Seyfi ta-rafından 1928’de Kazıklı Voyvodaadıyla serbest bir şekilde uyarlanmıştır ve Türk edebiyatının ilk vampir romanı sayılır. Stoker’ın vampir figürü ve genel-likle vampirler dünya edebiyatında çoklu metaforlar olarak kullanıldığı gibi, Ali Rıza Seyfi’nin “Kont Drakola” figürü, Türk milletine yönelik olası bir tehdi-din yol açtığı karmaşık ve kolektif bir korku metaforudur. Stoker’ın Transilvan-yalı vampir hikâyesinin bu yeniden anlatımı, hem imparatorlukmerkezi ile çevredeki Balkan uluslar arasındaki tarihî çatışmayı hem de, Kazıklı Voyvoda’nın Cumhuriyet’in çok erken döneminde yazıldığı göz önünde bulunduruldu-ğunda, yeni cumhuriyet olgusunun ruhunun kalıcılığını korumayı sorun edi-nir. Bu makalede, Ali Rıza Seyfi’nin Batı dünyasının sömürge sonrası kor-kusu olarak çokça analiz edilen vampir Dracula figürünü nasıl yerelleştirdiğini incelemek amaçlanmıştır. Ali Rıza Seyfi’nin milliyetçiliğin “ölmeyen” korkula-rını Batı’dan ödünç aldığı popüler vampir figürü ve edebî kalıplar aracılığıyla tersine bir ideolojiyle işleyişi gösterilmiştir.
dc.identifier.doi10.54281/kundergisi.4
dc.identifier.endpage41
dc.identifier.issn2791-8831
dc.identifier.issue1
dc.identifier.startpage28
dc.identifier.urihttps://doi.org/10.54281/kundergisi.4
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/11411/10016
dc.identifier.volume1
dc.language.isotr
dc.publisherCappadocia University Press
dc.publisherKapadokya Üniversitesi
dc.relation.ispartofKün: Journal of Literary and Cultural Studies
dc.relation.ispartofKÜN Edebiyat ve Kültür Araştırmaları Dergisi
dc.relation.publicationcategoryMakale - Ulusal Hakemli Dergi - Kurum Öğretim Elemanı
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.snmzKA_DergiPark_20260403
dc.subjectClassical Turkish Literature Out of Ottoman Field
dc.subjectOsmanlı Sahası Dışındaki Klasik Türk Edebiyatı
dc.subjectModern Turkish Literature in Turkiye Field
dc.subjectTürkiye Sahası Yeni Türk Edebiyatı
dc.subjectTurkish Language and Literature (Other)
dc.subjectTürk Dili ve Edebiyatı (Diğer)
dc.titleTransilvanya’dan İstanbul’a: Bir Global Gotik Örneği Olarak Ali Rıza Seyfi’nin Kazıklı Voyvoda’sı
dc.typeArticle

Dosyalar